Sıcak haddeleme, çeliğin yüksek sıcaklıklarda işlenmesiyle elde edilen, daha pürüzlü ve mat yüzeyli kalın saclar üretmek için kullanılır.
Soğuk haddeleme ise oda sıcaklığında yapılan hassas silindirleme ile daha pürüzsüz, parlak ve yüksek ölçü toleransına sahip saclar elde etmeyi sağlar. Özetle sıcak hadde kalınlık ve kaba imalat için tercih edilirken, soğuk hadde pürüzsüz yüzey ve hassas ölçü gerektiren işlerde kullanılır.
Paslanmaz çelik, içeriğindeki en az %10.5 krom sayesinde yüzeyinde kendini yenileyebilen koruyucu bir krom-oksit tabakası oluşturur ve normal şartlarda paslanmaz. Ancak aşırı tuzlu, asidik veya klorlu ortamlarda doğru paslanmaz kalitesi seçilmezse veya yüzeyi derin hasar görürse korozyona uğrayabilir.
Paslanmaz çelik; demir, karbon ve en az %10.5 krom alaşımından oluşan, korozyona ve yüksek sıcaklıklara karşı dirençli bir metal malzemedir. İçeriğine nikel, molibden ve titanyum gibi elementler eklenerek kullanım alanına göre mekanik ve kimyasal dayanımı artırılır.
304 kalite genel kullanım için en yaygın paslanmaz çelikken; 316 kalite ilave olarak %2-3 oranında molibden içerir. Bu molibden katkısı, 316 kaliteye deniz suyu, tuz ve klor gibi korozif ortamlara karşı ekstra yüksek dayanıklılık sağlar.
Östenitik yapıda olan 300 serisi (304, 316 vb.) paslanmaz çelikler ham hallerinde mıknatıs tutmaz; ancak soğuk şekillendirme (bükme, çekme vb.) işlemlerinden sonra hafif mıknatıslanma gösterebilir. Ferritik ve martensitik yapıdaki 400 serisi paslanmaz çelikler ise mıknatıs tarafından güçlü bir şekilde çekilir.
Kalite kodunun sonundaki "L" harfi Low Carbon (Düşük Karbon) anlamına gelir (örneğin 304L veya 316L). Düşük karbon oranı, kaynak yapımı sırasında karbür çökelmesini önleyerek kaynağın korozyon direncini korumasını sağlar.
2B yüzey, soğuk rolled (haddelenmiş), ısıl işlem görmüş, asitlenmiş ve hafif bir son silindirlemeden (skin pass) geçirilmiş mat-parlak pürüzsüz yüzey standardıdır. Sanayide ve genel imalatta en çok tercih edilen standart paslanmaz sac yüzey tipidir.
AISI (Amerikan Demir ve Çelik Enstitüsü), paslanmaz çeliklerin kimyasal bileşimlerine göre sınıflandırıldığı dünya standardıdır. Bu standartta 304, 316 veya 430 gibi 3 haneli sayılar malzemenin alaşım yapısını ve özelliklerini tanımlar.
Evet; paslanmaz çelik uygun takımlar, doğru kesme parametreleri ve uygun kalıplar kullanılarak rahatlıkla kesilebilir, bükülebilir (CNC abkant) ve talaşlı imalatla işlenebilir. Malzemenin sertleşme eğilimi yüksek olduğu için doğru işlem parametrelerinin seçilmesi önem taşır.
Paslanmaz çelik sektöründe 201, 202, 301, 303, 304, 309, 310, 316 ve 920L ülkemizde kullanılan tüketimi olan paslanmaz çelik kalitesi vardır.
Doğru paslanmaz çelik seçimi; malzemenin maruz kalacağı korozif ortama (kimyasal, deniz suyu veya nem), çalışma sıcaklığına ve ihtiyaç duyulan mekanik mukavemet/işlenebilirlik şartlarına göre yapılır. Örneğin; genel kullanım için 304, klorür ve deniz suyu direnci için 316, yüksek sıcaklıklı ortamlar için ise 310 kalite paslanmaz çelik tercih edilmelidir.
Paslanmaz çelik parçalara talebe göre CNC lazer kesim, CNC abkant büküm, giyotin kesim, punch delme, doğrultma ve kaynak gibi mekanik şekillendirme işlemleri uygulanabilir. Ayrıca yüzey kalitesini değiştirmek için taşlama, polisaj ve kumlama işlemleri de yapılabilir.
Paslanmaz çelik; korozyon direnci ve hijyenik yapısı sayesinde gıda, kimya, ilaç, otomotiv, denizcilik ve mimari dekorasyon gibi pek çok sektörde yaygın olarak kullanılır. Sac, boru, profil ve çubuk formlarıyla hem endüstriyel üretimde hem de yapısal elemanlarda tercih edilir.
Paslanmaz çeliğin en öne çıkan özellikleri yüksek korozyon direnci, uzun ömürlülük, yüksek/düşük sıcaklıklara dayanım, estetik görünüm ve %100 geri dönüştürülebilir olmasıdır. Ayrıca pürüzsüz yüzeyi sayesinde kolay temizlenebilir ve hijyeniktir.
1912 yılında V2A (bugünkü Cr 18 Ni 8) ve V4A (bugünkü Cr 20 Ni 10 Mo 2) olarak iki kalite şeklinde patent altına alınması ile başlayan serüveni, bugün 120’den fazla kalite çeşitleri ile çok geniş bir kullanım alanına erişmiştir. Genelde ferritik, austenitik (östenitik), martensitik ve duplex olarak gruplandırılmaktadır. Her gruptaki kalitelerin iç yapı özellikleri ve kristal yapıları farklı olup, dayanıklılık özellikleri ayrı sahalara göredir. Kaliteler, kullanılacakları sahalarda istenilen dayanıklılık özelliklerine göre seçilmelidirler. Bu konuda derneğimiz her türlü soruların cevabını verebilecek teknik bilgi birikimini istifadenize sunmaktadır.